İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

9 Ağustos 2017 Çarşamba

MAÇAHEL


Her şey yoganın hayatıma girmesi ile başladı.
O günden bugüne uzanan yolculuk ile çok güzel dostlar edindim. Bu yolculuk ile daha fazla huzura sahip olup, nefesime fazla yakın olduğum, bedenimi çok sevdiğim yepyeni güzel bir dünyanın kapıları aralandı.
Maçahel yolculuğumuz ise canım hocamız İlham'ın bize her zaman farklı ekolleri ve tarzları da deneyimlememizi teşvik etmesi ile başladı.

İlham Hoca'nın derslerine katılan 6 kız olarak -ki çoğunluğumuzun ilk yoga kampı deneyimi idi- I feel yoganın Artvin Macahel yoga kampına kaydımızı yaptırdık.

6 Ağustos sabahı hepimiz çok heyecanlı bir şekilde diğer illerden gelen kafile ile buluşmak üzere Trabzon havalimanına doğru yolculuğumuza başladık.

Buluşmanın ardından hepimiz transfer için araçlarımızda yerimizi alıp ilk durak olan Çamlıhemşin'e çıkmak üzere yola koyulduk.

Beni tanıyanlar bilir ki, Çamlıhemşin benim cennetimdir. O nedenle ilk durağın orada olması benim için bir bonustu.
Palovit şelalesi çisesi ile yüzümüzü yıkayıp sabahtan itibaren geçen tüm yolculuğun yorgunluğunu attık. Zua'ya uğrayıp Elif'in nefis tatlıları ile birkaç günlük mide bayramımızın açılışını yaptık. Canım Deniz'in kendi gibi güzel Peri dükkan'ından aldığımız ufak hediyelikler ile tekrar yola koyulduk.

Gün yavaş yavaş çökerken biz Macahel'e ulaşmıştık. Macahel aslında bir bölgenin ismi. O bölgede bulunan 6 Gürcü köyü var ve Gürcüce el bilek anlamına geliyor. Merkez olan Camili köyü bilek ve diğer 5 köy ise elin parmaklarını temsil ediyormuş. Camili köyüne yaklaştığımızda girişte hoşgeldiniz der gibi karşıladı bulut denizi.



Efeler köyü Bumbulay Pansiyon'a ulaştığımızda bizi işletmenin sahibi Kenan karşıladı. Bumbulay bir aile işletmesi ve yöreye uygun mimarisi ile 7 serender bir ana binadan oluşan cennetin içerisinde size düşü yaşatacak bir pansiyon.
Kenan'ın Bumbulay'ın reisi dediği güzeller güzeli eşi Reyhan 28 yaşında iki kız çocuğu annesi ama mutfağında devleşen bir kadın. Reyhan'ın yöresel sabah kahvaltılarını ve akşam yemeklerini asla benliğinizden silemeyeceğinize kefil olabilirim. Ayrıca odaların temizliği, konumu, ailenin samimiyeti ve tertemiz kalpleri kendinizi evinizde, güvende ve sonsuz huzurlu hissettiriyor.
Oradan ayrılırken birbirimize hem kalpten hem de dile getirip söylediğimiz gibi benim artık Artvin Macahel camili köyünde bir ailem var hep burnumda tüterek ve özlemle anacağım.


Gelelim bize bu cenneti görmemize vesile olan sevgili hocamız Faruk Kurtuluş ile yaşadığımız 4 gece 5 gün süren yoga serüvenimize.



Kampa katılımda hiçbir seviye gözetilmemişti ve aramızda yoga ile yeni tanışanlarda 20 yıldır hayatında yoga olanlarda vardı.
İkinci gün sabah tertemiz bir zihinle 7:45 te 2 saatlik bir yoganın ardından hep birlikte yaptığımız nefis kahvaltı ile 11:00 da araçlarda buluşup Efeler deresinin sularına kendimizi bırakmak için hareket ettik.
Efeler deresinde akıntıya karşı çılgınlar gibi yüzme yarışı yapanlar olduğu gibi bir köşede elinde kitabı ile vakit geçirenler de vardı aramızda. Öğle yemeğimizi Baraka'da yiyip tekrar pansiyonun yolunu tuttuk.

Akşam yaptığımız bir saatlik yoganın ardında yemekte buluşup o geceyi sevgili Mikail ve Kenan'ın fıkrayı aratmayan ve hayatlarında doğaçlama gelişmiş hepimizi gülmekten kırıp geçiren anılarını dinledik.

Üçüncü gün yine sabah yogası ve kahvaltısının ardından bu kez Maral Şelalesi için yola koyulduk. İçerisinde yıllara meydan okuyan asırlık ağaçların bulunduğu bir patikanın ardından bizi büyüleyen Maral Şelalesi'ne ulaştık.

Hepimiz çığlık çığlığa buz gibi suda yüzerken oradan hiç ayrılmak istemedik. Hayatım boyunca deneyimlediğim ve hafızamın bir kenarına kazıdığım en güzel şeydi şelalenin sularına kendimi bırakmak.

Şelaleden çıkıp o gün öğle yemeğini bir köy evinde yine yöresel yemekler yiyerek geçirdik.
Akşam pansiyona döndüğümüzde yorgunduk. Ve o yorgunluğa rağmen hepimiz akşam dersinde eksiksiz tamdık.

Dördüncü gün 2760 rakımda bulunan Naçadirev buzul gölüne çıkmak için sabah erken saatte yaptığımız yoga ve kahvaltının ardından hemen yola koyulduk.
Yol boyunca saymaktan vazgeçtiğimiz o kadar çok keskin virajdan geçtik ki tam anlamıyla bir merdiven çıkarcasına ulaştık buzul gölüne.

Etrafında hala buzul ve karların olduğu doğaüstü güzellikte bir yer Naçadirev Buzul gölü. Göle ulaşım sağlamak tek başına zor olacağı için mutlaka yöre insanından ya da o yörede tur yapan kişilerden yardım almanızı tavsiye ederim.


Buzul gölünde yüzüp orada öğle yemeğimizi yedikten sonra yine göle yakın bir Naçadirev geçidinde gün batımına şahitlik etmek istedik ve bizi geldiğimiz gün karşılayan bulut denizi o son akşam bize tekrar gelin dercesine hoşçakal dedi.

Dönüş günümüzün sabahı yoganın ardından kahvaltımızı yapıp yine yoga salonunda hocamız önderliğinde dans meditasyonu yaptıktan sonra ekibin en sulugözüsü olarak ağlaya zırlaya ayrıldık Bumbulaydan.

Yol üzerinde Karagöl'ü de görüp Artvin Macahel'e çok güzel anılarla veda ettik.



Kendi adıma yoga ile bütünleştiğim, her asana da kendimi, bedenimi daha net gözlemlediğim ve doğanın içerisindeki nefes akışları ile yaptığım her ders benim için unutulmazdı. O nedenle ilk teşekkürüm sevgili hocamız Faruk Kurtuluş'a ve bizi organize eden asistanı Doğa Bursalı'ya.

Her biri kendi içerisinde ayrı renk olan ve herbirinden çok şey öğrendiğim güzel ekip de varolan beni ilk gördüğüm andan itibaren heyecanlandıran 70 yaşında olan ve 20 yıldır yoga yapan Oya Teyzeye, bizi hergün gramafonu ve yan flütü ile mest eden Cemil Bey ve eşi Sema Hanıma, gözlerine baktığımda kalbini gördüğüm ve sanki yıllardır birlikteymişiz hissine kapıldığım Neylan, müdürlük yaptığı okulda çocuklara ilkokuldan itibaren yoga dersi verdiren Saba Hanım ve öğretmen arkadaşı Birsel Hanıma,  Ergün Beye, Serkan ve Ömer'e, Ordu'dan birlikte yola çıktığım Şeyma, Gonca, Gökçen, Selin ve Emel'e, Emma, Hale, Şerife, Ekin, Ferda, Kuğu, Didem'e bu yolculukta bana varlıkları ile kattıkları her güzel duygu için,

Ulaşımımızı sağlayan beni çok güldüren ve o girdiğimiz bütün sulara girmem için yüreklendiren kalbi kendinden kocaman güzel insan Mikail'e ve yolumuzun daha çok kesişeceğini inandığım sevgili Ali'ye, 

Bumbulay ailesinin her bir ferdine,

Ve işitme engeli olmasına rağmen herkesten çok kendisi ile iletişim kurduğumuz ve bize çok şey öğreten güzel Murat...


Hepinize sonsuz minnetle...

İnandığım bir şey var böylesine güzel bir yerde bir arada olmamız tesadüf değildi.
O nedenle iyi ki böyle bir yerde kesişti yollarımız.
Sevgiyle
Derya...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder